GİRİŞ
Çalışma, bireylerin yalnızca bir gelir sahibi
olmalarının ötesinde sosyal ilişkileri, kişisel doyumu, mutluluğu ve aile
ilişkileri gibi pek çok faktörü etkiler. İstihdamdaki en dezavantajlı
kesimlerden biri de hiç şüphe yok ki özürlülerdir. Özürlüler, çalışma yaşamında
birçok güçlükle karşılaşmakta, ülkelerin gelişmişlik düzeylerine göre istihdam
piyasasında az yada çok yer almaktadır. Özürlülerin işe alınmaları kadar,
işyerindeki tutumlarda büyük önem taşır. İşe alımlarda ayrımcılık
yapılamayacağı gibi, çalışmaya başlayan özürlülere de ayrımcılık yapılamaz.
Pozitif ayrımcılık ilkesinden hareketle özürlülere eğitim, bilgi ve
becerilerini en yüksek düzeyde sergileyebilecekleri iş ortamı
sağlanmalıdır.Çalışan özürlülerin işyerlerindeki çalışma arkadaşlarının ve
işverenlerin tutumları, ön yargıları onların iş verimlerini etkilemektedir.
Toplumun sorumluluğu, varılmak istenen sonuçlar
açısından herkese pozitif görüntü veren fırsatların yaratılmasıdır. Özürlülerin
işe kabuldeki ve çalışma süreçlerindeki bütün yöntemlerin, özürlülerde
ayrımcılık yapılmaması ilkesi olmalıdır.
Makro istihdam politikası açısından, toplumdaki
her bireyin çalışma hakkından yararlanabilmesi, devlete gerekli istihdam
politikası tedbirlerini alma zorunluluğunu yüklemektedir (Kuzgun,2001).
Bedensel, zihinsel ve ruhsal yetersizlikleri
nedeniyle iş bulma, mevcut işi sürdürebilme ve iş koşullarında yükselebilme
olanakları sınırlandırılmış özürlüler için her sosyal devletin alacağı
önlemler, Türkiye de öncelikle anayasal bir hak sonra da yasal bir yükümlülük
olarak düzenlenmiştir (Keskin,2001).
Özürlülerin sorunlarının çözümünde istihdamın çok
önemli bir rolü bulunmaktadır. Çünkü, bu anlamda öncelikle kabul edilmesi
gereken konu, özürlülerin sağlam insanlara göre istihdam edilmeye çok daha
fazla ihtiyaç duyduklarıdır (Bilgin,1999).
Bu ihtiyacın karşılanması halinde, her şeyden
önce özürlünün bir biçimde toplumdan soyutlanması önlenebilmektedir. Diğer bir
deyişle, hem çalışarak kazandığı para ile başkasına muhtaç olmayan, hem de
yetişkin bir insan olarak üretime katılabilen özürlüye istihdamın, sosyal ve
psikolojik olarak tedavi edici bir etkisi olmaktadır(Bilgin,1999).
Üstelik, özürlülerin istihdamı ile genellikle
özürlülerin hesaba katılmayan zeka, yetenek ve diğer becerilerinin üretime
sokulmayı sağlayabilmektir (ILO,1992).Yönetim ve toplum için pek bilinmeyen,
ancak özürlüler için son derece önemli olan istihdam konusunda odaklanması
gereken konu ise özürlülerin mesleki iyileştirilmesi ve mesleki eğitimi
olmaktadır (ILO,1981).Dünya nüfusunun yaklaşık % 10’unun özürlü olduğu,
gelişmiş ülkelerde bu oranın Dünya ortalamasının altına düştüğü, gelişmekte
olan ülkelerde ise üstüne çıktığı tahmin edilmektedir (EU,1996).Avrupa
Birliğine dahil ülkelerde özürlülerin istihdamında da birçok sorunun olduğu
görülmektedir.
İngiltere’de çalışma çağındaki nüfusun yaklaşık
%10’u bir diğer anlatımla 4.5 milyonu özürlüdür. Bunlardan 1.8 milyonu istihdam
edilirken, 250.000 özürlü işsizdir. İngiltere’de işsizlik oranı %6.6
özürlülerde ise %13.3’tür. İspanya’da özürlülerin %50’si gelir getirici bir
işte çalışmaktadır. Ayrıca Avrupa Birliği’nde özürlü erkeklerin özürlü
kadınlara, özürlü gençlerin özürlü yaşlılara göre istihdam şansının daha fazla
olduğu gözlenmektedir. Çalışan özürlülerin tahminlerin üzerinde büyük bir
bölümü tarım ve inşaat işlerinde, düşük bir bölümü ise sağlık ve diğer
hizmetlerde çalışmaktadır. Çok küçük bir bölümü ise imalat sektörü ile finans
ve eğitim sektöründe çalışmaktadır. Ancak AB de son 20 yılda sakatlık
yardımlarında yararlanan özürlülerin sayısında büyük oranda olması, özürlü
insanların işgücü piyasasının dışında tutulmasının önemli göstergelerinden
biridir (EU,1998).
Özürlülerin çalışmasını gerektiren ya da yararlı
olacağını gösteren pek çok neden saymak mümkündür (Altan,1976) Bu nedenlerin
başında sayısal nedenler gelmektedir. Çünkü, günümüz modern yöntem ve
teknolojileri ile özürlülük oluşumuna etki eden nedenlerin azalması, gerek kısa
dönem tıbbi açıdan, gerekse uzun dönemde eğitsel açıdan önemli ölçüde mümkün
olmakla birlikte bu olumlu gelişmelere karşın içinde yaşadığımız dünyada
nüfusun giderek artması sonucu kaynakların kullanım biçimi, beraberinde önceki
nedenlerin değişerek artmasına sebep olmuştur (Bilgin,1999).
Özürlülerin istihdamını gerektiren ikinci neden
niteliğe ilişkin nedenlerdir. Özürlüleri başkalarına bağımlı ve topluma yük
olmanın ezikliğinden kurtaracak, kendini toplumun bir parçası olarak görmesini
sağlayacak ve bir işe yaramanın mutluluğunu hissettirecek başlıca yol onların
istihdam edilmesidir (Bilgin,1999).
Özürlülerin istihdamının yararına ilişkin üçüncü
neden grubu ise ekonomik nedenlerdir. Genellikle özürlülerin istihdam
edilmelerinin, kalkınmış ülkelerin üstesinden gelebilecekleri bir sosyal hizmet
olduğu ileri sürülür. Bu düşüncenin başlıca nedeni, özürlülere sağlanan hizmet,
imkan ve fırsatların o ülkelerin ekonomik durumu ile ilgi olmasıdır. Ancak bu
durumun kökenine inildiğinde görülmektedir ki, olay sadece ülkelerin ekonomik
açıdan kalkınmış olması ile ilgili olması ile ilgi olmayıp, bunun yansıra
özürlülerin de üretim sürecine katılıncaya kadar geçirmiş oldukları dönemin bir
yatırım değeri taşıdığı bilincinin toplumca anlaşışmış olmasıdır (Bilgin,1999).
Özürlülerin istihdamına gerekçe teşkil edecek
dördüncü ve son neden sosyal nedenlerdir. Çağdaş demokrasi anlayışına göre,
çağdaş toplumlarda, artık, insanların fakir, cahil, özürlü, genç, yaşlı, kadın
ya da erkek olmaları onların haklarını kullanmalarını engellememektedir. Bu
nedenle, bedensel veya zihinsel özürlüleri olanların sorumluluğu, teorik olarak
sadece ailelerine ve yardımseverlere değil, topluma ve ülke yönetimlerine
düşmektedir (Bilgin,1999).
Diğer taraftan, bir ülkenin kalkınmışlığı ve
sosyal açıdan gelişmişliğini belirlemede aranan ölçütlerden biri olarak artık
sadece demir çelik üretimi ve eğitime ayrılan paylar olmayıp, hastalara,
özürlülere ve yaşlılara yapılan yardım ve verilen hizmetler ile özürlülerin
istihdam oranları önemli ölçütlerden biri olarak değerlendirilmektedir
(Sarpener,1971).
Ayrıca, özürlülerin istihdamında özürlülerin
sergiledikleri genel davranışları da sosyal nedenler içinde sıralamak
mümkündür. Bu davranışlar, özürlülerin çalıştırılmasına ilişkin yapılmış bir
araştırmanın sonuçlarına göre şu şekildedir (Barrett,1964). -Özürlüler, sürekli
çalışırlar -Özürlüler, işlerini savsaklamazlar
-Özürlüler, daha güvenilir elemanlardır
-Özürlüler, işlerini daha çabuk kavrarlar
-Özürlüler, işe ve işyerlerine daha sadıktırlar
-Özürlüler, işlerine saatinde gelip giderler
-Özürlüler, diğerlerinden daha bilinçlidirler
-Özürlüler, işlerini kolay kolay bırakmazlar
-Özürlüler, diğerlerinden daha gayretlidirler
-Özürlüler, en az diğerleri kadar verimlidirler
-Özürlüler, diğerlerinden daha iyi huyludurlar.
Tüm bu açıklamaların genel çerçevesine
baktığımızda, günümüz devletlerinin çağdaş uygulamalarının sosyal devlet ve
hukuk devleti anlayışı içinde yapıldığı zaman özürlülere ilişkin sorunların
başında gelen istihdamın da rahatlıkla çözüme kavuşturabilmek mümkündür
(Bilgin,1999).
Genellikle toplumlar, özürlüleri üretken olmayan,
bu nedenle de ailesi ya da devlet tarafından özel bir bakıma muhtaç olan
bireyler olarak gördükleri için, çoğunlukla onlara acıma duygusuyla
yaklaşılması söz konusudur (ILO,1984). Bu acıma duygusu özürlünün özrünün ön
plana çıkartırken, sahip olduğu yetenek ve becerilerinin de ikinci plana
atılmasına neden olmaktadır. Bu nedenle toplum içinde daha çok yer almaları
gerekmektedir (Bilgin,1999).
Özürlüler, yöneticilerin gözünde genellikle
hukuki bir zorunluluk ya da özel bir nedenleri olmadıkça çalıştırma eğiliminde
olmadıkları kişilerdir. Çünkü, onlara göre, özürlüler çoğunlukla
deneyimsizdirler; kariyer ve mesleki eğitim açısından da işe uygun değillerdir.
Bu yüzden, diğer işsizlere göre şansları daha azdır (ILO,1984). Bu konuda
yapılmış bir araştırmaya göre, yöneticiler özürlü eleman çalıştırmama
nedenlerini şu şekilde dile getirmişlerdir (Barret,1964).
-Özürlüler, çokça mazeret izni alırlar
-Özürlüler, düzgün ve iyi çalışmazlar
-Özürlüler, kazalara daha çok neden olurlar
-Özürlüler, çabuk kızar ve alıngan olurlar
-Özürlülere, ceza uygulaması daha zordur
-Özürlülerin, yükselme imkanları sınırlıdır
-Özürlüler, diğer çalışanları olumsuz etkiler
-Özürlülerin, duygusal sorunları daha çok olur.
-Özürlüler, halkla ilişkiler açısından iyi
izlenim bırakmazlar
-Özürlülerin hareket yeteneklerindeki sınırlılık
işyerlerinde özel düzenlemeleri gerektirir
-Öncelikle emek piyasasında emek arzı, özürlü
çalıştırmayı gerektirmeyecek kadar çoktur
Özürlülerin istihdam açısından başarılı
olamayacaklarına ilişkin bu yanlış düşünce toplum kesimleri arasında öncelikle
işveren konumundaki yöneticilerin sahip olduğu bir düşüncedir. Oysa, yapılmış
araştırmalar göstermektedir ki, özürlüler de diğer toplum üyeleri kadar iş
başarısını göstermekte, işteki davranış ve girişimleri en az diğer çalışanlar
kadar güvenilir olmaktadır (Stone,1996).
Bu olumsuzluklar, onların vasıflarına uygun
olmayan daha geri ve önemsiz görevlerde çalıştırılarak, ücret kayıplarına neden
olmaktadır. Diğer çalışanlara tanınan eğitim ve meslek geliştirme imkanları
onlardan esirgenmektedir (Çivi,2001).
Halen çalışmakta olan kişilerin, özürlülerin
gerek işe alınmalarında, gerekse çalışmaya başladıktan sonraki tutumları da,
önemli olmaktadır. Çünkü, kendileri ile aynı hak ve yetkilere sahip olması
gereken çalışan özürlülere karşı, diğer çalışanların tutum ve davranışları
farklılık göstermektedir. Yapılan araştırmalardan çıkan sonuçlara göre,
özürlülerin çalıştıkları ortamlarda bulunan diğer çalışanlar, birimlerinde
çalışan özürlülere ilişkin olarak şunları ifade etmektedir (ILO,1985).
-Özürlüler, genel çalışma temposunu
düşürmektedirler.
-Diğer personel, acıma duygusu ile özürlülere
yardım etmek zorunda kalmaktadır.
-Sürekli hasta olan özürlülerden hastalık kapma
olasılığı bulunmaktadır.
Diğer taraftan işsizliğin yaygın olduğu
ortamlarda, sağlıklı kişiler dururken özürlülerin istihdam edilmelerinin doğru
olmayacağı gibi yanlış bir düşüncenin varlığı da, gerek çalışanlarca gerekse
çalışmaya aday olan sağlam kişilerce rahatlıkla kabul görmektedir. Oysa, toplum
sağlıklı üyeleriyle ve özürlüleri ile bir bütündür ve tüm üyelerine sahip
çıkılmalıdır (Özmen,1997).
Özürlüler, genellikle aileleri ya da devlet
tarafından korunmaktadırlar. Bu korunma özellikle özürlünün ailesi tarafından
daha iyi yapıldığı için, özürlü belli bir yaşa gelinceye kadar çalışma hayatına
atılma isteği ortaya çıkmayabilmektedir. Ancak bu korunma bir süre sonra
özürlülerin kendilerini yetersiz veya gereksiz görerek, toplumdan soyutlanmaya
neden olabilmektedir. Hatta bu durum işsiz kalma ya da arkadaş edinememe
durumlarında intihara kadar gidebilmektedir. Bu nedenle, uzun bir süreç ve bazı
zorluklar da içerse özürlünün çalışma hayatına atılması ya da gelir getirici
çeşitli işlerin sorumluluğunu alması, özürlülerin sadece ekonomik açıdan
bağımsız kalmasını değil, bunun yanı sıra sosyal ve psikolojik olarak da
özürlülere büyük yararları dokunmaktadır (Bilgin,1999).
Çoğu işveren yasal zorunluluklar nedeniyle işe
aldığı özürlünün iş yerinde ne yapabileceği konusunda bir bilgisi yoktur ve bu
doğrultuda bir hazırlık da yapmamaktadır. Gerek yasal zorlamalar nedeniyle
gerekse başka, “bilinen yollarla” işe giren bir özürlü, öncelikle ön yargılı
bir sorunla karşılaşmaktadır. “Sen ne iş yaparsın?” Bu soru özürlünün gerçekten
ne iş yapabileceği konusundaki bilgisizliği yansıttığı gibi, bir şey
yapamayacağı yönündeki ön yargıları da yansıtmaktadır. Bu önyargılı yaklaşım,
genellikle iki şekilde sonuçlanmaktadır. Birincisi özürlüden bir iş/verimlilik
beklentisi olmadan “çok ayak altında dolaşma da hiçbir şey yapmasan da olur”
tavrıdır. Bu yaklaşımın uçta fakat hiç de azımsanamayacak sıklıkta rastlanan
örneği “istersen ücretini alıp iş yerine de gelmeyebilirsin” tavrıdır. Ama
özürlü bu iki yaklaşımı da kabul etmez “hayır ben çalışmak istiyorum, üretmek
istiyorum, topluma üreterek katkıda bulunmak istiyorum, kendim için bir şeyler
yapmak istiyorum” derse, bunları gerçekleştirmeye elverişli bir iş ortamı
yaratılması, yeteneklerine, hatta eğitimine uyan bir işte çalıştırılması
konularında ciddi sorunlarla karşılaşır (Karataş, 2001).
Sonuç olarak, engelli bireyler istihdam
problemleriyle karşı karşıyadırlar. Bu ulusal ekonominin ifadesinde insan
kaynaklarının kaybolması anlamına gelmektedir. Görüldüğü gibi, engelli
bireylerin istihdamına çok çeşitli faktörler etki etmektedir. Engelli
bireylerin istihdamı ile ilgili yasal düzenlemelere gidilmiş olmasına karşın
engelli bireyler arasında işsizlik oranı oldukça yüksektir. Bu konuda
yasalardaki kavram kargaşası tek başına etkili olmamakta, işverenlerin engelli
bireylerin işe alınmasına ve birlikte çalışmalarına yönelik olumsuz tutumları
ve önyargıları da bu bireylerin işgücüne katılmalarına önemli ölçüde etkili
olmaktadır (Özmen,1997).
Ülkemizde özürlülerin istihdamı konusunda
öncelikle özürlülerin ve ailelerinin bilinçlendirilmesi, daha sonra da devlet
ve gönüllü kuruluşlar aracılığı ile işverenlerin istihdam için özürlülerinde
uygun aday olarak görmelerini sağlamak gerekir. Bunun için bütün özür
gruplarının da mesleki rehabilitasyon ve mesleki eğitime çok düzenli ve planlı
bir biçimde önem verilmelidir (Bilgin,1999).
İş yerlerinde özürlülere yönelik ön yargıların
değişmesinde işverenlerin özürlüye bakışının değişmesi, onları verimli ve
yeteneklerini ortaya çıkarıcı tedbirleri almaları bilgi, beceri,
üretkenliklerini teşvik ve takdir etmeleri gerekir. Ancak işverenler
özürlülerin iş verimliliğinin nasıl sağlanabileceğini bilemedikleri gibi,
onlara nasıl yaklaşım sergileyecekleri konularında da bilgi eksiklikleri
bulunmaktadır.
Aşağıdaki bilgiler işverenlerin özürlülerle daha
etkin ve verimli çalışabileceklerini göstermesi bakımından yararlı olması
temenni edilmektedir.
Bu yazı, Employing People with Learning
Disabilities’den(*) derleme yapılarak, öğrenme yetersizliği olan bireylerle
çalışan ve çalışmak isteyen işverenlere yardımcı olması için hazırlanmıştır.
(*)Employing People with Learning Disabilities, Susan Hemmings and Jenny Morris
2004 Website: www.yps-publishing.co.uk
Amacımız özürlülerle çalışırken önyargıların
değil, gerçeklerin temel alınmasıdır.
1 İŞE KABUL
İşverenler, özürlüleri işe alma ve birlikte
çalışmada, belli özür türlerini tercih etmelerinde, özürlü bireylere verilecek
olan işin özelliklerinin de etkili olduğunu belirtmektedir. İşverenlerin belli
özür gruplarını işe almayı tercih etmelerinde etkili olan, bireyin özrünün
neden olabileceği işlevsel sınırlılıklar ve bu sınırlılıkların bireyin çalışma
performansı ve niteliğine yansımasıdır. Özürlülerin işe girmeleri için onlara
fırsat verilmesi bir halkın sorumluluğu kadar işverenlerin de sorumluluğudur.
Özürlüleri memnuniyetle kabul eden bir işveren, toplumsal sorumluluklarını
yerine getirmenin yanı sıra, topluma pozitif etkiler veren süreçlerinde
oluşumunu sağlar.
İş İlanları
Eğer iş için ilan verilecek ise işverene yarar
sağlayacak bilgilerin açık olması ve bu bilgilerin doğru olarak işverene
dönmesi önemlidir. Bu açıklık aynı zamanda iş için başvuran özürlülerin
kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı olur. Örneğin ilanlarda açıkça
belirtilen “Biz özürlülerinde başvurularını memnuniyetle kabul ediyoruz”
ifadesi özürlülerin tereddütlerini giderir. Her ne kadar ilanlar alışılmış
yollarla verilmekte ise de, özürlüler bu ilanlara ulaşamayabilirler. Eğer
özürlüler tarafından bu ilanların daha iyi bir şekilde görülmesi isteniyorsa
şunlar yapılabilir.
-Bölgenizde bulunan özürlülerle ilgili (Dernek,
Gönüllü Birlikler vb.) organizasyonlara bu ilanlar bırakılabilir (Böyle
organizasyonları telefon rehberinden veya İnternet sayfalarından
bulabilirsiniz).
-Özürlülere yönelik yayın yapan gazete veya
dergilere iş ilanları verilebilir.
-İlanlar, özürlülerle ilgili yerel hizmet
kuruluşlarına bırakılabilir.
Örneğin, rehabilitasyon merkezleri, özürlülere
yönelik açılan kurslar, iş okulları, belediyelerdeki özürlü hizmet birimleri
vb.gibi. -Kariyer danışma merkezlerine bildirilebilir.
-İstihdamla ilgili kuruluşa bildirilir.
İstihdam Destek Kuruluşlarının Yaklaşımları
İstihdam destek kuruluşları, sıklıkla şirketlere
özürlü bir kişinin istihdamını isteyip istemediklerini araştırıp, sormalıdır.
İşverenler, özürlüyü kabul ederken onun özelliklerini, akıl sağlığını, verimli
olup olamayacağını merak ederler. İşverenler ise iş aldıkları bir özürlünün
daha iyi hale gelmesi için onu desteklemeli, bilgilendirmeli, iş verimi yüksek
bir çalışan olması sağlanmalıdır. Eğer çalışanların kurs alması gerekiyorsa bu
özürlü çalışanları da kapsamalıdır.
İş Başvuru Formları
Özellikle öğrenme yetersizliği olan bireylerin
iş başvuru formları onlara uygun olmalıdır. Başvuru formlarının uygun olması
ayrımcılık yapılmasını da engelleyecektir. İş başvuru formlarının öğrenme
yetersizliği olan bireylere uygun düzenlemelerin yapılmaması durumunda, formu
herhangi biri özürlü adına doldurabilmelidir.
Öğrenme yetersizliği olan veya az gören bireyler
için, başvuru formları büyük harfli yazılmalı, basit ve anlaşılır olmalıdır.
Gerektiğinde başvurular bant doldurularak da yapılabilmelidir.
(Yurtdışındaki bazı işverenler adayların
telefonla veya doldurdukları teyp kasetlerini kabul etmektedir).
İşverenler öğrenme yetersizliği olan bireyler
için uygun formatta bir başvuru formu hazırlayarak yardımcı olabilirler.
Başvuru formlarındaki özürlülere uygun düzenlemeler işverenlerin görevidir.
İşverenler herhangi bir ayrımcılık yapmaksızın hazırladıkları öğrenme
yetersizliği ve az gören bireylere uygun olarak düzenledikleri bir başvuru
formu, iş başvurusu için gelen özürlülerin endişelerini azaltacaktır.
Kısa Görüşmeler ve Mülakat
Öğrenme yetersizliği olan bireylerle yapılan
mülakatlar (görüşmeler) da mülakatı yapan kişinin çok iyi iletişim becerisine
sahip olması gerekir.
Bir mülakatçının öğrenme yetersizliği olan bir
bireyin yeteneklerini ortaya çıkarabilmesi için aşağıdaki öneriler dikkate
alınmalıdır.
-Anlatım açık olmalıdır.
-Bilinen kelimeler kullanmalı, jargon kelimeler
kullanılmamalıdır.
-Cümleler kısa kullanılmalıdır.
-Mülakat özürlülere güven vermeli, öğrenme
yetersizliği olanların anlayamayacağı farklı sorular sorulmamalıdır.
-Somut tecrübelerle ilgili sorular sorulmalıdır.
Örneğin, “kafede sen ne iş yaptın?”gibi.
-Mecazlar kullanmaktan kaçınmalıdır. Örneğin,
“biz burada rüzgar gibi çalışırız”, gibi mecazi anlamlı cümleler
kullanılmamalı.
-Karmaşık sorular sorulmamalıdır. Örneğin,
“şimdiye kadarki en büyük başarın nedir? ” yerine, “önceki işinde veya okulda
iken en iyi neyi yapardın? ” gibi sorular sorulmalıdır.
-Kuramsal sorular sorulmamalıdır. Örneğin, “eğer
fotokopi makinesi bozulsaydı sen ne yapardın?” sorusunun şu şekilde sorulması
daha iyidir “eski işinde çalışırken fotokopi makinesi bozuldu mu? Fotokopi
makinesi bozuk iken sen ne yaptın?”
-Eğer soruları anlayamadığı görülürse başka
yolları deneyerek sorulara cevap aranmalıdır.
-Mülakatta öğrenme yetersizliği olan bireylere
çok zaman tanınmalıdır.
-Mülakatta öğrenme yetersizliği olan bireylere
destek vermesi için bir kişinin yardımına izin verilebilir. Bu kişi mülakat
süresinde özürlü bireye daha fazla güven verebilir.
-Mülakat sırasında destek veren yardımcı, farklı
ifadeli bir sorunun özürlü tarafından anlaşılmasına yardımcı olur. Mülakatçı,
öğrenme yetersizliği olan bir bireyin ne tür zorluklarla karşılaştığı hakkında
bilgi sahibi olmalıdır.
-Mülakatta sorular başvuran özürlü aday sorulur.
Destek veren yardımcıya sorulmaz.
Grup Mülakatları
Zaman zaman işverenler kısa görüşme etkinlikleri
ve değerlendirmeler için grup mülakatları yapabilirler. Öğrenme yetersizliği
olan bireyler basit, anlaşılır bir dile veya tekrarlara ihtiyaç duyabilirler.
Bu işe kabul edilme süreçlerindeki makul durumlar olarak kabul edilmelidir.
Uygulamalı Test ve Değerlendirmeler
Pratik uygulama yöntemleri öğrenme yetersizliği
olan bireyler için çok uygundur. Bu yöntemler onlara bir iş sahibi olabilmenin
farklı bir yönünü görmesini sağlar. Bazen işe başvuran adaylar iş ortamının
dışında da denenebilirler onlara bu şans verilmelidir. Eğer işe uygunsa çalışma
ortamında izlenebilirler. Doğrudan çalıştırma yerine deneme çalıştırmaları,
öğrenme yetersizliği olan bireylerde daha iyi sonuçlar alınabileceğini
göstermektedir.
İş Tecrübesi Bir istihdam destek
kuruluşu veya diğer organizasyonlar bir insanı denemek için işe
yerleştirebilirler.
Bu durum işverenlerin özürlüler hakkında üst
düzeyde güven ve tecrübe oluşmasını sağlar. İşverenin onları çalışırken
görmeleri, özürlülerin iş yaparken hissettiklerini anlamalarını da sağlar ve
onlara ödeyecekleri ücret konusunda yol gösterici olabilir.
İşe Kabul:Kontrol Listesi
-Özürlülerin iş ilanlarını kolayca
görebilmelerini ve anlayabilmelerini sağlamak işverenlerin görevleridir.
-İşverenler istihdam destek kuruluşlarının
yaklaşımlarına olumlu yanıt verilmelidir.
-İşverenler yerel kaynakları kullanarak
özürlülerin öğretim ve eğitimleri güçlendirilmelidir.
-İşverenlerin ilanlarında personel bilgileri ve
başvuru şartları özürlülerin kolayca anlayabilecek şekilde olmalıdır.
-Özürlülerin standart biçimde olmayan başvuruları
da kabul edilmelidir.
-Özürlülerin başvuruları potansiyel adaylar
olarak, samimi bir şekilde kabul edilmelidir.
-İşin yapılmasında çok gerekli değilse özürlünün
tecrübe veya niteliklerini sormaktan kaçınılmalıdır.
-İşverenin değerlendirme yöntemleri özürlü
bireylerin yeteneklerini ortaya çıkarmaya uygun olmalıdır.
-Görüşmelerde özürlülerle iletişim ip uçlarının
nasıl sağlanılacağının bilinmesi yararlı olacaktır.
-İşverenler işe başvuru işlemlerinde ve işe
alımlarda baştan sona kadar özürlülere ayrımcılık yapmamalı, özürlü
organizasyonları veya destek kuruluşlarından gerektiğinde eğitim yardımı
alınmalıdır.
GÖREVE BAŞLAMA VE İLK EĞİTİM İşverenlerin
özürlüleri işe alması ve birlikte çalışılmasına yönelik tutumları üzerinde
çeşitli değişkenlerin etkili olduğu belirtilmektedir. Bu konudaki araştırmalara
bakıldığında işverenlerin özürlüleri işe alması ve birlikte çalışmalarına
yönelik tutumlarında engelin türü, derecesi, işverenlerin özürlü bireylerle
olan etkileşimleri, özürlü işçilerle olan iş deneyimleri, işyerindeki çalışan
sayısı, işverenin sahibinin cinsiyeti, eğitim düzeyi gibi değişkenlerin etkili
olduğu görülmektedir. İşverenler daha çok özürlü bireylerin verimliliği, kaza
oranları ve diğer çalışanların tazminatı ile ilgili endişelerin olduğu
görülmüştür. Ayrıca işverenler görme ve zihinsel özürlü bireylerin çalışma
performansı ve niteliği konusunda daha çok endişeleri olduğunu ifade
etmişlerdir.
Diğer alanlarda olduğu gibi çalışma, göreve atama
ve eğitimlerde özürlülerde ayrımcılık yapılamaz. Onlar da ter türlü göreve
getirilebilir ve her türlü eğitim imkanlarından yararlanmaları sağlanır.
İşverenler özürlülerin işe alışma süreçlerini
dikkatle izlemeli, onları görevlere getirilmeli ve eğitimlerini eşit parçalara
bölerek kolay ve pratik yöntemlerle vermelidir.Yeni işe başlayan özürlülerin
görev sürecinde ulaşılması gereken birkaç yol bulunmaktadır.
Eğer işverenin özürlülerle ilgili endişeleri
varsa danışmanlık veya destek almalıdır. İstihdam destek hizmetleri özürlü
bireyin göreve başlaması işlemlerini içerir, destek çalışmaları sık sık iş
yerlerine gelerek yapılmalıdır.
Danışmanlar, öğrenme yetersizliği olan bireylerin
üst düzey çalışma verimine ulaşması için gerekli süreçleri gerçekleştirirler.
Öğrenme yetersizliği olan bireylerin bir işi
nasıl yapabileceklerini göstermenin bazı yolları vardır.Bunlar;
-İşteki görevlerinin açıkça belirlenmesi gerekir.
-Özürlülere bilgilendirme eğitimi verilmelidir.
-Kişi kontrol edilmeli zayıf ya da eksik olduğu
noktalarda eğitim verilmelidir.
-Öğrenme yetersizliği olan bir bireyin işini
nasıl yapabileceğini bir usta tarafından gösterilmesi sağlanmalıdır.
-İşyerindeki bir başka çalışan özürlünün işini
anlayıp anlamadığını kontrol etmeli, eğer gerekliyse işin nasıl yapılacağı
tekrar gösterilmelidir. “Öğrenme yetersizliği olan bir birey işe başladığı
zaman tecrübesi çok olan birini ona iş eğitimi vermesi için görevlendiririm,
her çalışma döneminde aynı personelle eğitimi sağlarım, bu iyi bir yöntemdir”(
Bir işveren yetkilisi). Değerlendirme ve iş eğitimi özürlülerin görevlerini
kapsarken, onların çeşitli konulara alışmalarına da yardım eder.
-İnsanların soruları bir yazılı testten daha çok
şey verir.
-Eğitim El Kitapları sayesinde eğitim sürekli
olarak verilir.
-Özürlülerin anlayabilecekleri şekilde eğitim
materyali oluşturulmalıdır.
-Eğitim süreçinde destek çalışmasında
bulunulmalıdır.
İşverenler eğitim, sağlık, güvenlik
kitapçıklarında büyük harfli yazı, anlaşılır sade bir dil ve gerekli şekillerin
kullanılmasını sağlayarak öğrenme yetersizliği olan bireylere yardımcı
olmalıdır. Okuma ve yazmada zorluklar yaşayan bireylere devamlı eğitim
verilmelidir.
Yeni Bir İşyerindeki Özürlüler İçin Gerekli
Yardımlar
Başarılı bir süreç sonucunda, genellikle
özürlülerin güvenleri tahsis edilir, çalışma yerleri ve diğer çalışanların
kimler olduğu öğretilir. Çoğu şeyleri bir işveren kolayca yapabilir.
“Öğrenme yetersizliği olan bir birey göreve
başladığında işyeri yöneticilerinden biri ona uyulması gereken işyeri, sağlık
vb. kurallarını anlatmalıdır. İşyerindeki ilgili kişilerin varsa fotoğraflarını
gösterebilir ve onların ne iş yaptığını anlatabilir. Öğrenme güçlüğü çeken bir
birey, böylece kiminle karşılaşırsa onları rahatça tanıyabilir.
Bazı işyerlerinde çalışanlar arasında yazılı
olmayan kurallar bulunur (Kahveyi kim yapacak? molada kimler kalacak? yarım
kalan işleri kim tamamlayacak? vb.) Bazıları iş yerinde bu kuralları hızlı ve
kolayca benimseyebilir, bazıları da bunlara uymada zorlanabilir.
Bazı kimseler onların özürlerinden dolayı bunları
öğrenemeyeceklerini sanırlar, oysa bu yanlış bir düşüncedir. Öğrenme güçlüğü
çekenler de yazılı olmayan bu kurallara uymada diğerleri kadar başarılıdır.
Bazı öğrenme yetersizliği olan bireyler bazı
kelime yada cümlelerin hecelenmesine ihtiyaç duyabilirler. Çünkü, aksi takdirde
özürlü bireyler seçim yapamayabilirler. Bazen öğrenme yetersizliği olanlar
diğer insanların davranışlarına bakarak yeni şeyler öğrenmeye çalışırlar.
Zaman zaman çalışma yerlerindeki uygulamalar
özürlüleri dezavantajlı bir insan haline getirebilirler. Özürlülerin gerekli
ihtiyaçların bilinmesi ve düzenlemelerin yapılması gerekir. Ortopedik bir
engelli için uygun wc., rampa vb.gibi. Öğrenme yetersizliği olan bir çalışan
için de farklı ihtiyaçlarını karşılayacak düzenlemeleri yapmak gerekir.
Örneğin, bir işyerinde çalışanlar kişisel
eşyalarını soyunma odasındaki müsait herhangi bir dolaba koyabilirler. Her gün
aynı dolabı kullanabilen öğrenme yetersizliği olan bir çalışan için bu pek
mümkün olmayabilir. Bu durumda bu özürlüye bir dolap ve anahtarının verilmesi
sorunu çözer.
Gizlilik
Özürlülerin yetersizliği ve yetersizliğine bağlı
gereksinimlerin gizliliğine işverenler saygı duyup bu gizliliği kabul etmeleri
önemlidir.
Herkesin kişisel bilgileri özeldir. Bazı olumsuz
deneyimler göstermiştir ki; personel bilgilerinin başkalarınca bilinmesi bazen
sıkıntı verici olaylara ve kötü kullanımlara neden olmaktadır. İşverenler
personel bilgilerinin gizliliği konusunda hassas olmalı ve buna önem
vermelidir.
Örneğin, bir işyerinde bir özürlü günün bazı
zamanlarında ilaç alma gereksinimi duyabilir. Onun çalışma arkadaşlarını,
özürlü çalışma arkadaşlarının 15 dakika ara vermesi konusunda
bilgilendirilmeleri gerekebilir. Bunun çalışma arkadaşlarına söylenmesi
gizliliğin ihlali değildir. Sağlıkları için gerçekten önemliyse çevresine
açıklanabilir, hem de kişisel gizliliklerine saygı gösterilebilir. Gelişmiş
toplumlar bireylerin gizliliklerini çok güçlü bir şekilde kabul eden bir
kültürü oluşturmuşlardır. Başkaları asla gözetlenmez veya insanların özel
yaşamları hakkında sorular sorulmaz.
Göreve Getirme ve Eğitim:
Kontrol listesi Yönergeleri içeren yazılı bir
liste öğrenme yetersizliği olan bireylerin kolayca ulaşabilecekleri bir yere
asılır. Bir destek kurumu veya uzmanlaşmış bir organizasyondan daha kolay
iletişimlerin kurulabilmesi için destek alınabilir.
-İşverenin yönergelerin çalışan öğrenme
yetersizliği olan bireyler için uygun bir adım olacağından emin olunması
gerekir.
-Öğrenme yetersizliği olan çalışanlar için
yönergeler uygun olarak hazırlanır.
-Eğitim yöntemleri özürlülerin bireysel
ihtiyaçlarına uygun olarak uyarlanır.
-Özürlüler için danışmanlık hizmeti alınabilir.
-Yeni bir özürlü çalışanına işyerindeki yazılı
olmayan kuralları açıklanır ve bunlardan haberdar olması sağlanır.
-Çalışan öğrenme yetersizliği olan bireylerin
otomatik olarak yazılı olmayan kuralları hemen öğrenemeyebilirler. Bu kısa da
olsa bir süreç gerektirebilir.
-Yazılı olmayan kuralların işverenin duyduğu
ihtiyaçlardan kaynaklandığını açıklanmalıdır.
-Çalışan özürlüler hakkındaki gerekli bilgiler
diğer personel ile paylaşılmalıdır.
-İşveren diğer çalışan kişilerle paylaşılacak
bilgilerin neler olacağına ve nasıl paylaşılacağına karar verilmelidir.
3. İŞ
Hepimiz işimizin en iyi şekilde yapılması için
desteğe ihtiyaç duyarız. Yetersizliği olan insanlarda farklı kabul edilmezler.
Onların duydukları çeşitli ihtiyaçlar bazen çok fazla olarak ortaya çıkar. İş
arkadaşlarının günden güne onlara güvenmeleri doğal olarak da aynı zamanda
onları desteklemeleri beklenir. Çalışanlar yetersizliği olanlara güven ve
desteği vermelidir. Pek çok işverenin özürlülere diğer çalışanlardan farklı
davranmadıkları görülse de, onları farklı olarak görüp, kabul etmeyen
işverenlerde bulunmaktadır.
Kısaca, özürlülerin özel durumları tanımlanmalı,
onların işlerinde becerikli ve kendine güvenen çalışanlar olmaları
sağlanmalıdır.
Yapılması gerekenler 7 noktayı içerir.Bunlar
şunlardır.
1-Yardım ve donatım
2-İletişim ve bilginin ulaşılabilir yapılması
3-Yönetici ve diğer çalışanların destek ve
gayreti
4-Destek çalışanının yardımı (özürlü bireyle
yardımcı personel)
5-Gerekli durumlarda iş değişikliği
6-Yöntemlerin(işlemlerin) değiştirilmesi
7-İş saatlerinin değiştirilmesi
İşverenin Beklentileri
İşverenlerin en temel beklentileri ise, giderek
artan uluslararası rekabet ortamında işletmenin “rekabet edebilir” nitelikte
olabilmesini sağlamaktır.
Rekabet edilebilir bir işletme için üretilen mal
veya hizmette kalite, cazibe ve ucuzluk sağlamak zorundadır. Bu nedenle önemli
bir girdi olan işçiliğin vasıflı, becerili ve düşük ücretli olması
gerekmektedir.
Bu durumda, işverene sadece istihdam yükümlülüğü
veren yasal beklenti ile rekabet edebilir işletme arayışı içinde olan işveren
beklentisi uyuşmamaktadır.iki beklenti arasında bir uyumun sağlanabilmesi için
devletin katkı ve desteğine gereksinim bulunmaktadır(Keskin,2001).
Sağlık ve Güvenlik Hakkında Notlar
Çoğu işveren öğrenme yetersizliği olan
çalışanların hiçbir sağlık ve güvenlik problemleri ile karşılaşılmaz.
Özürlülerle çalışanların tecrübelerinde bu çok seyrekte olsa da sağlık ve
güvenlik problemlerin aşılması zor bir engel olarak görmemektedir.
İşverenlerin özürlüler ve diğer çalışanları için
sağlık ve güvenlikleri için uygun düzenlemeleri yapmaları gerekir.
Yardımlar ve Ekipman Özürlülerin
işlerinde yardım edilmesi diğer çalışanlardan çok farklı ve karışık değildir.
Öğrenme yetersizliği olan insanların farklılığı, onların sık sık bir şeyleri
unuttuklarında yardıma ihtiyaç duymalarıdır.
Örneğin, bahçıvan olarak çalışan bir öğrenme
yetersizliği olan bireye iş ve görev alanının farklılıkları anlatılmalıdır.
Anlatılanları karışık bulması durumunda ona bir kroki gösterilerek ve
bölgelerin farklı numara ve renklerine göre görevleri düzenlenebilir.
Danışmanlık ve İletişim
Herhangi bir iş yerinde etkin çalışmada
danışmanlık ve iyi bir iletişim akışkanlığı önemlidir.Öğrenme yetersizliği olan
bireyler sıklıkla bilgiye ve danışmanlığa ihtiyaç duyarlar. Onların bu
ihtiyaçlarını bilmek ve yanıtlamak gerekir.
İş Değişikliği Bazı öğrenme
güçlüğü çekenler diğer çalışanlarla aynı işi yaparlar. Ancak bazılarının iş
değiştirmesi gerekebilir. Çünkü, yapılan iş bazılarına çok zor gelebilir.
Özürlülerin daha uygun çalışabilmeleri için
işverenler,çalışma yerlerinde olanakları ölçüsünde önlemler alacaklardır. Bu
amaçla işverenler:
-İşyerini, çalışmaları kolaylaştıracak şekilde
hazırlayacaklar
-Sağlıkları için gereken önlemleri alacaklar
-Mesleklerinde veya yakın işlerde çalıştıracaklar
-Özürlünün bilgi ve yeteneklerini geliştirecekler
-Çalışmalarıyla ilgili özel araç ve gereçleri
sağlayacaklar
-Özürlüleri ağır ve tehlikeli işlerde
çalıştırmayacaklar
-Bu nedenle düşük ücret ödemeyecekler
-Sosyal yardımlardan eşit olarak yararlanmalarını
sağlayacaklar
-Toplu iş sözleşmelerine özürlüler ile ilgili hak
düşürücü kayıtlar koyamayacaklardır (Keskin,2001).
Bazen öğrenme güçlüğü yetersizliği olan bireyler
görevlerini diğer çalışanlara göre daha uzun sürelerde yerine getirebilirler.
Onlara bu durumda uygun fırsatlar verilmelidir.
Çalışma Saatlerinin Değiştirilmesi
Bazı öğrenme yetersizliği olan bireyler
işlerinde diğer çalışanlara göre çok daha fazla zorluk çekebilirler. Bu durum
genellikle üç şeye sebep olur.
1-Ulaşım problemleri:Uygun bir ulaşımdan yoksun
kalma, veya seyahat için acele zorlanmak.
2-Verimlilik Problemleri: Çalışan özürlü iş
yerinde fazla süreli olarak kalırsa verimlilik azalır, mali açıdan işverenler
daha fazla ödeme yapmak durumunda kalırlar.
3-Fiziksel yorgunluk:Bir kişi haftanın tamamında
tam çalışırsa fiziksel olarak çok yorulur.
Bazı işverenler onların sorunlarının çeşitlerine
göre çalışma günlerini ayarlarlar.
İş: Kontrol Listesi
-Öğrenme yetersizliği olan bireyler için onların
destek yardımcılarından veya İstihdam danışmanından, özürlünün ihtiyaç
duyacakları konuların neler olduğu araştırıp öğrenilmeli ve bunlara uygun
düzenlemeler yapılmalıdır.
-Kullanılan iletişim yöntemlerini ve kullanılan
dilin basit ve özürlünün anlayabileceği kolaylıkta olması gerektiğini göz
önünde tutulmalıdır.
-İşverenler özürlülerin çalışma arkadaşlarını
doğal destekçi yapmak için onlara yeni eğitim vermelidir.
-Bir çalışan ile öğrenme yetersizliği olan
bireyin uyumlarında hangi tür zorlukları olduğu bilinmelidir.
4. YÖNETİM VE GÜNLÜK DENETİM
Yönetici ve denetçilerin çoğu, öğrenme
yetersizliği olan çalışanları yönetmelerindeki rolleri hakkında çok olumlu
düşünmektedir. Pek çok işveren başlangıçta, öğrenme yetersizliği olan
insanlarla çalışmak konusunda tedirgin olabilmekte, fakat daha sonra iyi bir
yönetim ile bu grup çalışanların herhangi bir başka gruptan farklı olmadığını
anlamaktadır.
“Yönetici olarak çalışmaya başladığımda öğrenme
yetersizliği olan iki insanın sorumluluğunu üstlenmek zorunda olduğumu
öğrendiğim zaman, bunu yapıp yapamayacağımı bilmiyordum, fakat daha sonra bunun
diğer insanlarıyönetmekten farklı olmadığını fark ettim. Problemleri olduğunda
bir yönetici olarak sana gelebileceklerini bilmeleri çok önemlidir, fakat bu
diğer çalışanlarda da aynıdır. İnsanlar, bir bölüm yöneticisi olarak bana gelip
konuşabileceklerini bilme ihtiyacı duyarlar ve bu da tam olarak benim orada
bulunma amacım ve görevimdir.
İletişim ve anlama becerileri açısından bu benim
için büyük bir tecrübe oldu ve ayrıca benim olgunlaşmama da yardımcı oldu.
Bence artık her hangi bir insanla çalışabilirim. Bu tecrübe ayrıca benim işimde
gelişmeme de yardım etti. İletişim becerimin gelişmesi, insanlarla çalışırken
kendime daha fazla güvenmemi sağladı. Ve iletişim düzeyini doğru ayarlamayı
öğrenmem gerçekten de benim iletişim becerimi artırdı.” (Tracey Kern, Line
Manager, Sainsbury’s).
Yöneticiler ve denetçiler, çalışanların ihtiyaç
duydukları desteği sağladıklarında, söz konusu insanların sadık ve değerli
birer çalışan haline gelmeleri muhtemeldir. İyi bir yönetici, insanların neyi
iyi yaptıklarını ve işlerini imkanları dahilinde en iyi şekilde yapmak için
neye ihtiyaç duyduklarını bilir.
“Kısa bir süre sonra David’in insanlarla birlikte
çalışmaktan hoşlandığını fark ettim. Kendi başına yapması gereken bir iş
verildiğinde bundan hoşlanmadığını, kendini itilmiş hissettiğini anladım.
Böylece onu geri getirip diğerleri ile birlikte çalışmasını sağladım. O bu
durumdan memnun ve birlikte çalışmak için iyi bir insandır. Öte yanda, Tim,
işleri özellikle de eşyaları düzene koymayı, kendi başına yapmayı sever ve bu
işte diğer yardımcılarınçoğundan daha iyi yapar. Dolayısıyla, mesele onların ne
tür iş yapmaktan hoşlandıklarını ve neyi iyi yaptıklarını öğrenmekten
ibarettir.” (Christine Becks, Manager, Lifespan Catering)
Yöneticilere ve denetçilere özürlülerin eşitliği
hakkında eğitim vermek iyi bir fikirdir. Böylece, öğrenme yetersizliği olan
bireylerin rollerini ve yöneticilerin onlara vermeleri gereken desteği ve
karşılıklı etkileşim konularını daha iyi anlayabilirler. Bu durum, kıdemli
yöneticilerin, öğrenme yetersizliği olan insanları yönetenlerin, zorluklarla
uğraşabilmelerini ve bunları nasıl çözebilecekleri hakkında bilgi sahibi
olmalarını sağlar.
Ekip Oluşturma ve İş İlişkilerini Geliştirme
Herhangi bir yöneticinin rolünün önemli bir
parçası, insanların birlikte uyum içinde çalışmalarına yardımcı olmaktır.
Öğrenme yetersizliği olan bir birey ekibin bir parçası ise, bu durum bir
yönetici ya da denetçinin ilgilenmesi gereken konulardan biridir:
- Diğer çalışanlar öğrenme yetersizliği olan
insanlara alışık değillerse, nasıl davranacakları konusunda kafaları
karışabilir.
- Ayrıca, öğrenme yetersizliği olan bir çalışanın
işi kaldıramayacağı, yavaş çalışacağı ve işleri diğer çalışanlar için güç hale
getirebileceği konusunda endişeli olabilirler.
- Öğrenme yetersizliği olan bazı insanların
davranışları başkaları tarafından yanlış yorumlanabilir Onların engelli
oluşları, normal sosyal davranış kurallarını uygulamadıkları veya sosyal
etkileşime alışık olmayabilecekleri hissini uyandırabilir.
İstihdamı destekleme kurumu bu konularda yardımcı
olabilir.
“Eğer iş yerindeki insanlar öğrenme yetersizliği
olan birisiyle çalışma fikrine açık değillerse bu bir sorun yaratabilir. Bu,
birilerinin düşmanca bir iş ortamına girdiği anlamına gelir ki, bu da onların
güvenlerini sarsmanın ve kendilerini izole edilmiş hissetmelerinin yanı sıra,
sonuçta işi yapamamalarına yol açabilir. Fakat bu durumu yaratan diğer
insanların tavırlarıdır.”(Karen Bateson, Linked Employment, Essex)
Bazı durumlarda, öğrenme yetersizliği olan bir
çalışanın diğerlerinden daha az iş yaptığı kabul edilebilir. Diğer çalışanların
bu konudan haberdar olmaları ve özürlülerin bu durumunun onları dezavantajlı
duruma getirmeyeceğinin bilinmesi ve bu konunun açık olması önemlidir.
İşverenlerin pek çoğu, öğrenme yetersizliği olan
insanlarla çalışmanın, farklılığa yönelik olumlu bir hava oluşturmaya yardımcı
olabildiğini belirtmektedir. Yöneticilerin ve çalışanların çoğu öğrenme
yetersizliği olanlarla birlikte çalışmanın bir zevk olduğunu belirtmişlerdir.
“Çalışanlardan bazıları tatile çıktığında onları
hiç özlemeyiz, ancak Emma burada olmadığında onu özlüyoruz.” (Tracey Kern, Line
Manager, Sainsbury’s)
Öğrenme Yetersizliği Olan İnsanlardan
Öğrenmek
İşverenlerin pek çoğuna göre, öğrenme
yetersizliğine sahip birisinin çalışmasına olanak vermek, kendilerinin eğitim,
yönetim ve denetimlerinde iyileşme anlamına gelmiştir. Ayrıca, yine bazılarına
göre, öğrenme yetersizliği olan bir insanın işini yapma şekli diğer çalışanlar
için olumlu dersler sağlamıştır.
Öğrenme yetersizliği olan insanlara hizmet
sağlayan bir örgüt olan Thera Trust’ta, öğrenme yetersizliği olan bir insanın
müdür olarak işe alınması, hizmeti kullananların perspektiflerinin tamamen
örgüte entegre edilmesi anlamına gelmiştir.
Yönetim Ve Denetim: Kontrol Listesi
-Bölümlerinde ya da ekiplerinde öğrenme
yetersizliği bireyler bulunan yönetici ve denetçileri eğitilmelidir.
-Öğrenme yetersizliği olan insanları yönetenleri
nasıl destekleyebileceği belirlenmeli ve onlara ihtiyaç duyabilecekleri bütün
bilgiler sağlanmalıdır.
-Eğer mevcut çalışanlar öğrenme yetersizliği olan
birisiyle beraber çalışmaya uyum sağlamışlarsa, yeni bir çalışanı da uyum
sağlamaya nasıl hazırlayabileceği düşünülmelidir.
-Öğrenme yetersizliği olan birisinin işini yapma
şeklinin, diğer çalışanların işlerini daha iyi yapmaları için ders olabileceği
fark edilmelidir.
-Öğrenme yetersizliği olan bir insanı
bilgilendirirken, bir şeyi birden fazla kez tekrar edilmesi gerekebileceğinin
bilinmesi gerekir.
-Uygun uyum süreçlerinin gerekli olduğuna karar
verirken, öğrenme yetersizliği olan çalışanların ekibin bir parçası olarak
çalışmalarına yardımcı olacak uyum süreçleri dikkate alınmalıdır.
-Diğer çalışanların öğrenme yetersizliği olan bir
insanın işini yapması için gerekli olan uyumundan haberdar olmaları (örneğin,
çalışanların iletişim için nelere ihtiyaç duyduklarının tespit edilmesi)
sağlanmalıdır.
-Ekip oluşturma faaliyetleri sağlanırken, öğrenme
yetersizliği olan insanların da ekibe girmesi için nelere ihtiyaç duyacakları
bilinmelidir. Ayrıca, ekip elemanlarının da, öğrenme yetersizliği olan
insanları içlerine almak için neleri bilmeleri gerektiği öğretilmelidir.
-Ekip ve iyi iş ilişkileri oluşturması için, eğer
mevcut ise, destekleyici bir eleman veya ilgili bir kurumdan destek
sağlanmalıdır.
-Diğer çalışanların sınırlı karşılıklı etkileşimi
veya iş-dışı sosyal etkinliklerde yer almaya yönelik isteksizliği dostça
olmayan bir tavır olarak yorumlamamaları gerektiğinden haberdar olmaları
sağlanmalıdır. Öğrenme yetersizliği olan insanlar sınırlı sosyal etkileşim
tecrübesine sahip olabilir ve/veya bir yemek çıkışı eve nasıl dönecekleri gibi
konularda endişe duyabilirler. Eğer insanlar bu tür konulardan haberdar ise,
söz konusu engeller aşılabilir.
-Eğer birisi uygunsuz davranıyorsa, tutumunu
değiştirmeden önce onunla birkaç kez konuşulması gerekebilir. Onların bilinçli
bir şekilde uygunsuz davrandıkları düşünülmemelidir. Eğer mümkünse,
destekleyici kurumlara danışılmalıdır.
-Eğer bir ekibin diğer üyeleri, öğrenme
yetersizliği olan bir insanın yüklerini hafifletmediğini düşünüyorlarsa, bu
konuyu konuşmak için bütün ekip toplanmalı ve sorunu tartışmalıdır.
5 TAKDİR VE PERFORMANS
Öğrenme yetersizi çalışan bireyler genelde diğer
çalışanlarla aynı takdir veya performans izlenmesine tâbidir. Fakat bazı
düzenlemeler gerekli olabilmektedir. Söz konusu düzenlemeler, performansı
takdir etme veya izlemede kullanılan prosedürlerle ilgili veya öğrenme
yetersizliği olan bireyin belirlenen hedeflere ulaşabilmesine yardımcı olması
için gerekli olabilir.
Çalışanların, performanslarını takdir etmenin bir
parçası olarak “kendi takdir formlarını” doldurmaları yurt dışında yaygın bir
uygulamadır. Bu durumda uygun bir düzenleme, öğrenme yetersizliği olan
insanlara soruları okuyup onların cevaplarını kağıda dökecek bir yardımcı
bulunmasıdır.
Bazı durumlarda bir istihdamı destekleme kurumu
takdir ve performans izlemede yardımcı olabilir. Kurum, işin ilk birkaç haftası
veya ayı boyunca kendi gözetimini yapabilir ve/veya işverenin kendi
sistemlerine ve metotlarına uyum sağlamasına yardım edebilirler.
“Öğrenme yetersizliği olan bir kişi işe
başladığında “iş performansı kontrol listesi” oluşturur ve sonra da onların
nasıl çalıştığı iki haftada bir kontrol edilir. Dakiklik ve görünüm gibi
konulara dikkat eder ve bunlarla ilgili sorunlarıaşmaya çalışırız.
Değerlendirme süreci özürlü olmayan çalışanlarla aynı temelde yapılmalıdır.”
(Tara Cahill- Mencap Pathaway- employment support agency).
Öğrenme yetersizliği olan bir insanın hedef veya
amaçlara ulaşmasını sağlamak için düzenlemelerin gerekli olup olmadığına karar
vermek de önemlidir.
“Robert bir işi doğru bir biçimde yapmadığında
ona bunu söylüyor ve işi nasıl yapması gerektiğini gösteriyorduk. Eğer problem
bununla da çözülmüyorsa, yanına işini daha iyi yapmasına yardımcı olacak
birisini veriyorduk.” (Andy French, Yönetici, McDonald’s). Aynı zamanda, eğer
birisi işini iyi yapmıyorsa, ona bunu söylemeyip işini iyileştirme şansı
vermemek yanlış olur. “Paul gönüllü iş yapmak üzere bize geldiğinde, daha önce
de yaptığı için fotokopi işini istediğini söyledi. O işi iyi yapmıyordu ve
bazen aynı işi tekrar yapması gerekiyordu. Kendisine ilk defa hata yaptığının
ve bu hatasını düzeltmesi gerektiğinin söylendiğini belirtti. Daha sonra o bunu
öğrendi ve kendine güveni arttı. Paul şu anda, ücretli bir part-time işin
sahibidir.” ( Phillipa Bragman, coordinator, Change).
Takdir Ve Performans Gözetimi: Kontrol
Listesi Takdir ve performans gözetimi prosedürleri için hangi düzenlemelerin
gerekli olabileceği düşünülmelidir. Örneğin:
1. Bir destekleme kurumundan veya başka bir
örgütten, herhangi bir konuyu düz bir yazı diline veya başka bir ulaşılabilir
formata sokması istenebilir.
2. Öğrenme yetersizliği olan bir çalışana,
herhangi bir değerlendirme mülakatı süresince, “doğal destek” rolünü oynayacak
destekleyici bir elemanın veya bir iş arkadaşının eşlik etmesine izin
verilmelidir.
3. Değerlendirme mülakatına daha uzun bir zaman
ayırmalıdır.
4. İşe alma ile ilgili bölümdeki iletişim
ipuçları kullanılmalıdır.
- Öğrenme yetersizliği olan birisinin hedeflere
veya amaçlara ulaşması için hangi uyarlamaların gerekebileceğini dikkate
alınmalıdır.
- Öğrenme yetersizliği olan insanlar bir hata
yaptıklarında bu yanlış onlara söylenmez ise yaptıkları yanlışı devam
ettirirler.Onlara hatalarından ders çıkarmaları için nasıl yardımcı olabileceği
düşünülmelidir.
6. İNSANLARA İŞLERİNDE GELİŞMELERİ İÇİN
YARDIM ETMEK
Öğrenme yetersizliği olan bir insanın neleri
yapabilmeye muktedir olduğu veya yeni şeyleri öğrenemeyeceği konusunda bir
varsayımda bulunmamak önemlidir.
Öğrenme yetersizliği olan çalışanlara eğitimlere
katılmada ve yetenekleri çerçevesinde işlerinde ilerlemelerinde eşit fırsatlar
tanınmalıdır. Pek çok işveren, eğitim ve eleman gelişiminde öğrenme
yetersizliği olan çalışanların da faydalanacağı düzenlemeleri yapmaktadır. Çoğu
zaman gerekli düzenlemeler kolayca yapılabilmektedir.
Örgüt değiştikçe insanların işleri de
değişebilmektedir. Öğrenme yetersizliği olan bir insan işini iyi yapıyorsa,
becerilerini kullanmaya devam edebilmeleri istenir. Bu aynı zamanda örgütün,
söz konusu işte tecrübe kazanmış kişiden faydalandığı anlamına gelir.
“İşimdeki çalışmaları nasıl yapabileceğimi
öğrenmekten hoşlanıyordum. Daha önce bilmediğim bir iş olan web sayfası
oluşturmayı öğrendim. Şimdi Bilgi Teknolojisi becerilerimi kullanabileceğim
yeni bir iş istiyorum ve ayrıca insanlarla beraber ekip halinde çalışmada iyi
olduğumu düşünüyorum. Ve iyi ücretli bir iş istiyorum. Fakat söz konusu olan
sadece para değil, işimi sevmek ve diğer çalışanlarla iyi arkadaşlıklar kurmak
istiyorum. Eski işimde edindiğim becerileri, her türlü insanla bağ kurmayı
öğrenmede kullanmak istiyorum.” (Chris Mears, Research Assistant, Norah Fry
Research Centre, Universty of Bristol).
İnsanlara İşlerinde Gelişmeleri İçin Yardım
Etmek: Kontrol Listesi
-Öğrenme yetersizliği olan bir çalışanda hırsın
olmadığı ve işinde ilerleyemeyeceği varsayılmamalıdır.
-Öğrenme yetersizliği olan çalışanlar her türlü
eğitime katılmalıdır.
-Gerekli oldukça anlamlı düzenlemeler yaparak,
öğrenme yetersizliği olan çalışanlara diğer çalışanlarla aynı kişisel gelişim
prosedürleri uygulanmalıdır.
7. PROBLEMLERİ ÇÖZMEYE ÇALIŞMAK
Problemleri çözmeye yönelik düzenlenen
prosedürler, öğrenme yetersizliği olan bir çalışanı dezavantajlı duruma
sokuyorsa, bu prosedürlerin yeniden düzenlenmesi gerekli olacaktır. Örneğin,
öğrenme yetersizliği olan bir çalışana diğerlerine göre daha fazla sözel
uyarılarda bulunmak gerekebilir.
“Rose bazen insanlara karşı aşırı-samimi
davranabilmekte, ve kolunu masa arkadaşının boynuna uygunsuz bir şekilde
koyabilmektedir. O gerçekte neyin kabul edilebilir olup olmadığını ayırt
edememektedir. Destekleme kurumundan, ona doğrudan bunu yapmaması gerektiğini
söylememiz konusunda öneri aldık. Engelli olmayan bir insana ani bir uyarıda
bulunabilecekken, Rose’a bu uyarıyı birkaç kez yapmak zorunda kaldık.”
(Belediye meclisi üyesi).
İyi bir denetim çoğu zaman, problemlerin
büyümesini önlemekte kilit öneme sahiptir, ve uygulamanın iyi yapılıp
yapılmadığından emin olmak için, yönetim ve denetimle ilgili 4.bölümdeki
kontrol listesine bakılabilir.
Bir problemi çözmeye çalışmanın önemli bir
parçası, problemi neyin yarattığını anlamaktır. Herhangi bir insan gibi,
öğrenme yetersizliği olan insanlar da, hayatlarında kendilerini üzen bir şey
olduğunda iş yerinde sorunlar yaşamaya başlayabilirler. Bu gibi durumlarda
destekleme kurumları, yöneticiler veya iş arkadaşları, durumun onların iş yapma
kapasitelerini olumsuz etkilemesini önlemek için destek sağlamalıdır.
“Eğer birisinin hayatında olumsuz bir şeyle
oluyorsa ve iş arkadaşları bunu bilmiyorlarsa, söz konusu insanın
davranışlarının kaba olduğunu düşünebilirler. Ya da, büyük bir problem yaşadığı
ve bunu çözmek için bir desteğe ihtiyaç duyduğu için, işine yoğunlaşamayabilir.
Eğer öğrenme yetersizliği olan bir çalışan bu türden bir problemle karşı
karşıyaysa, gerekli insanlar bu konuda bilgilendirebilir, iş yerinde bağlar
kurulmasına yardımcı olabilir, işin devam etmesini sağlayabilir, belki biraz
dışarıda konuştuktan sonra geri dönüp söz konusu insanın yanı başında
çalışabiliriz. Yeniden işe yoğunlaşıncaya kadar bu türden bir destek önemli
ölçüde yardımcı olacaktır.”(Karen Bateson, linked employment, Essex)
Bazen, iş arkadaşları özürlü arkadaşlarına
gereken desteyi sağlarlar. İstihdamı destekleme kurumunun artık destek
sağlamadığı durumlarda, problem çıkarsa bu durumda daha fazla ilgilenmek
gerekebilir.
“Mark, bankamatik kartının üzerindeki pürüzlü bir
lekeden dolayı sorun yaşıyordu ve biz de destekleme kurumundan buna nasıl bir
çözüm bulabileceğimizi sorduk. Aslında, herhangi bir çalışan için
yapacağımızdan farklı bir şey yapmadık.”(Rachel Leach, manager, lineworld).
Disiplinle İlgili Prosedürler
Öğrenme yetersizliği olan bir çalışana karşı bir
disiplin prosedürü uygulandığında, işlemin adil yapılması için gerekli olan
uygun düzenlemelerin yapıldığından emin olmak önemlidir. İşverenler, öğrenme
yetersizliği olan çalışanların mevcut prosedürler sonucunda “temel bir
dezavantaja” maruz kalmamalarını temin etmekle yükümlüler. Gerekli
düzenlemeler, işe alma sürecindekilere benzer olabilir.
Taciz ve Zorbalık
Öğrenme yetersizliği olan insanların pek çoğu
zorbalığa ve tacize maruz kalabilmekte ve ne yazık ki, bu bazen iş yerinde
olmaktadır. İşveren yöneticileri, zorbalığın kabul edilemez bir şey olduğunun
aşikar hale getirilmesinin ne kadar önemli olduğunu bilirler. Ayrıca, birisi
zorbalığa maruz kaldığında bunu yöneticiye anlatabilecekleri bir ortamın
yaratması da önemlidir.
“Bizim işyerimizde zorbalığın kabul edilemez bir
şey olduğunu açık olarak beyan etmekteyiz. Zorbalık konusunu, fırsat eşitliğini
tartıştığımız iş toplantılarına dahil ediyoruz. İnanıyorum ki, insanların gelip
bize duygularını anlatabilmekte rahat olabilmeleri için, açık ve dostane bir
personel ofisi ve ekibi önemlidir. Konuların derinliğine inmek gerekir, bazen
söylenenler samimi olmayabilir. Her zaman destek elemanıyla irtibat kurmanın
önemli olduğunu düşünüyorum.
Çalışanların yaptıkları yorumları her zaman
araştırırız. Zorbalığınbilinçli bir şekilde yapıldığına inanırsak şirketin
şikayet prosedürünü uygularız. Zorbalık kesinlikle kabul edilemez.” (Vicky
Hegarty,Store Personnel Manager, allders Department Stores) Mağazanın Personel
Yöneticisi).
Bazen öğrenme yetersizliği olan insanlar iş
yerlerinde kasti olmayarak izole edilirler. Eğer bu durum fark edilip
çözülmezse bu durum onların iş performansını etkileyebilir.
Problemleri Aşmaya Çalışmak:
Kontrol Listesi
- Öğrenme yetersizliği olan birisine, bir şeyi
farklı yapması istendiğinde birkaç kez tekrar edilebileceği bilinmelidir.
- Resmi bir prosedürü uygulamaya koymadan önce
söz konusu insanın neyi yanlış yaptığını anladığından emin olunmalıdır.
- Herhangi bir zorluk varsa bunun nedeni
bulunmaya çalışılmalıdır. Eğer mevcut ise istihdamı destekleme kurumundan
yardım alınmalıdır.
- Disiplin prosedürleri için ne tür
düzenlemelerin gerekli olabileceği düşünülmelidir. Örneğin:
1.Destekleme kurumundan veya başka bir örgütten,
herhangi bir yazılı bilgiyi yalın bir dile veya başka bir ulaşılabilir format
haline getirmesi talep edilir.
2.Öğrenme yetersizliği olan bir elemana
disiplinle ilgili bir mülakat boyunca, sendika veya işyeri temsilcisinin yanı
sıra, bir avukat veya destekleme elemanının eşlik etmesine izin verilmelidir.
3.Disiplin mülakatı için daha fazla zaman
ayırmalıdır.
4.Mülakatlarla ilgili I. Bölümdeki iletişim
ipuçları kullanılabilir
- Zorbalık ve taciz konusunda net bir tutum
sergilenmelidir.
- Çalışanların bilgi sahibi olduklarından
zorbalık ve tacizle ilgili ne yapılması gerektiğini bildiklerinden emin
olunmalıdır.
- Zorbalığa karşı korumasız olanların, böyle
taciz veya zorbalık gerçekleşirse bu durumu kime söyleyeceklerini
bilmelidirler.
8. KONTROL LİSTELERİ
İşe Alma
-Öğrenme yetersizliği olan insanların
görebileceği yerlerde iş ilanının verdiğinden emin olunmalıdır. -İstihdamı
destekleme kurumlarının yaklaşımları olumlu karşılanmalıdır.
-Yerel eğitim sağlayıcılarıyla ilişki
kurulmalıdır.
-İş ilanlarının, boş iş pozisyonlarının ve
başvuru formlarının ulaşılabilir bir formatta olması sağlanmalıdır.
-Standart olmayan formatlardaki başvuru kabul
edilmelidir.
-Potansiyel adaylara engelli insanların da
başvurularının memnuniyetle karşıladığını belirtilmelidir.
-İş için gerekli olmayan beceri ve tecrübeler
aramaktan kaçınmalıdır.
-Değerlendirme yöntemleri, öğrenme yetersizliği
olan insanların becerilerini sergileyebilecekleri şekilde ayarlanmalıdır.
-Mülakat sırasında, aşağıda verilmiş olan
iletişim ipuçları kullanılmalıdır.
-İşe alma prosedürü ve uygulamaları boyunca bir
destekleme kurumundan veya öğrenme yetersizliği olan insanlarla ilgili bir
örgütten eğitim ve/veya yardım alınmalıdır. Öğrenme Yetersizliği Olan
İnsanlarla Mülakat Yapma
-Açık ve anlaşılır konuşulmalıdır.
-Bilinmeyen (jargon) kelimeler kullanılmamalı,
bilinen kelimeler kullanılmalıdır.
-Kısa cümleler kurulmalıdır.
-Mülakat yapılan insana, anlamadığı bir şey
olursa bunu farklı bir şekilde söylemeni istemesinin normal olduğu
söylenmelidir.
-Somut tecrübeler hakkında sorular sorulmalıdır.
Örneğin, “Kafe’de hangi işi yapıyordun?”gibi.
-Mecaz kullanmaktan kaçınılmalıdır.
-Kompleks sorular sorulmamalıdır. Örneğin,
“Şimdiye kadarki en büyük başarın nedir?” gibi bir soru sorulmamalı. Bunun
yerine, “Daha önceki işinde mi yoksa okulda mi daha başarılıydın? ” türünden
bir sorular sorulabilir.
-Kuramsal sorular sorulmamalı. Örneğin, “Makine
bozulsaydı ne yapardın?”. Bunun yerine, ‘Eski işinde çalışırken fotokopi
makinesi hiç bozuldu mu? O zaman ne yapmıştın?’ gibi sorular sorulmalıdır.
-Eğer soruyu anlamadığı görülürse, başka türlü
sormaya çalışışılmalıdır.
-Mülakat için daha fazla zaman ayırmalıdır.
-Mülakatta destekleme elemanının bulunmasına izin
verilmelidir. Bu insanın orada bulunması mülakat yapılana güven verebilir. Söz
konusu insan ayrıca, soruyu yeniden ifade ederek anlaşılmasını sağlayabilir
veya öğrenme yetersizliği olan insanı, mülakatı yapanın bilmek istediği
konularda konuşmaya teşvik edebilir.
-Sorularını destekleme elemanına değil, doğrudan
başvuruyu yapana yöneltilmelidir.
Kadroya Alma Ve Eğitim
-Yazılı talimatları, öğrenme yetersizliği olan
çalışanların ulaşabileceği bir formata dönüştürmelidir. Bunu yapması için bir
destekleme kurumundan veya ulaşılabilir iletişimde uzmanlaşmış bir örgütten
yardım istenebilir.
-Talimatları, çalışan için uygun olan bir hızda
verdiğinden emin olunmalıdır.
-Talimatları tekrar etmeye hazır olmalıdır.
-Eğitim yöntemleri, bireysel ihtiyaçları dikkate alacak şekilde
düzenlenmelidir.
-İşyerindeki “yazılı olmayan kuralları” iyi
bilmeli, bunları öğrenme yetersizliği olan yeni çalışana açıklanmalıdır.
-Öğrenme yetersizliği olan çalışanların bu
‘yazılı olmayan kuralları’ otomatik olarak kabul edecekleri ve öğrenecekleri
düşünülmemelidir.
-“Yazılı olmayan kuralları” birkaç kez açıklamak
gerekebilir.
- Diğer çalışanlarla, söz konusu çalışanla ilgili
sadece bilmeleri gereken bilgiler paylaşılmalıdır.
- Hangi bilginin nasıl paylaşılacağı konusunda
söz konusu çalışanla anlaşmalıdır.
İş
Öğrenme yetersizliği olan bireylerin iş
veriminin daha iyi olması için işverenler şunlara dikkat etmelidir.
-İşi yapabilmeleri için hangi düzenlemelerin
yapılması gerektiği konusunda öğrenme yetersizliği olan çalışana ve onu
destekleyen elemana danışılmalıdır.
-İletişim yöntemlerini ve kullanılan dili daha
basit ve yalın hale getirmenin mümkün olup olmadığı dikkate alınmalıdır.
- İş arkadaşlarınca sağlanan “doğal desteğin”
farkına varılmalı ve bu ileriye götürülmelidir.
- Uygulanan prosedürlerin öğrenme yetersizliği
olan çalışanlar için zor olup olmadığı kontrol edilmelidir.
- “Uygun uyarlamaları” yapmanın bir parçası
olarak işin kendisinde veya saatlerinde değişiklik yapılması gerekebileceğini
bilinmelidir. Yönetim Ve Denetim
- Bölümlerinde veya ekiplerinde öğrenme
yetersizliği olan çalışanların bulunduğu yönetici ve denetçilere yönelik
eğitimler verilmelidir.
- Öğrenme yetersizliği olan insanlarla içi içe
olan insanlara nasıl destek olabileceği belirlenmeli ve ihtiyaç duyabilecekleri
tüm bilgiler onlara sağlanmalıdır.
- Yeni bir elemanı, öğrenme yetersizliği olan
çalışanlarla birlikte çalışmaya nasıl hazırlayabileceği düşünülmelidir.
- Bazen öğrenme yetersizliği olan bireyin işini
yapma şeklinin, diğer çalışanların işlerini daha iyi yapmaları için ders
olabileceği bilinmelidir.
- Öğrenme yetersizliği olan bir bireyi
bilgilendirirken, bir şeyi birden fazla kez tekrar edilmesi gerekebileceği
bilinmelidir.
- Hangi uygun uyum süreçlerinin gerekli olduğuna
karar verirken, öğrenme yetersizliği olan çalışanların ekibin bir parçası
olarak çalışmalarına yardımcı olacak uyum süreçleri de dikkate alınmalıdır.
- Diğer çalışanların, öğrenme yetersizliği olan
bir insanın işini yapması için gerekli olan uyumlardan haberdar olmaları temin
edilmelidir.
- Ekip oluşturma faaliyetleri sağlanırken,
öğrenme yetersizliği olan insanların da ekibe katılmak için nelere ihtiyaç
duyacakları öğrenilmelidir. Ayrıca, diğer ekip elemanlarının da, öğrenme
yetersizliği olan insanları içlerine almak için nelerin gerektiği
belirlenmelidir.
- Ekip oluşturmaya ve iyi iş ilişkileri
oluşturması için, eğer mevcut ise, destekleyici bir eleman veya ilgili bir
kurumu da sürece dahil edilmelidir.
- Diğer çalışanların, sınırlı karşılıklı
etkileşimi veya iş-dışı sosyal etkinliklerde yer almaya yönelik isteksizliği
dostça olmayan bir tavır olarak yorumlamamaları gerektiğinden haberdar
olmalarını sağla. Öğrenme engeli olan insanlar sınırlı sosyal etkileşim
tecrübesine sahip olabilir ve/veya bar çıkışı eve nasıl dönecekleri gibi
konularda endişe duyabilirler. Eğer insanlar bu tür konulardan haberdar ise,
söz konusu engeller aşılabilir.
- Eğer birisi uygunsuz davranıyorsa, tutumunu
değiştirmeden önce onunla birkaç kez konuşman gerekebileceğini bil. Onların
bilinçli bir şekilde uygunsuz davrandıklarını düşünme. Eğer mümkünse,
destekleyici kuruma danış.
- Eğer ekibin diğer üyeleri, öğrenme yetersizliği
olan iş arkadaşlarının yüklerini hafifletmediğini düşünülüyorlarsa, bu konuyu
konuşmak için bütün ekibin toplanarak konuyu görüşmeleri sağlanmalıdır.
Takdir Ve Performans
- Takdir ve performans gözetimi prosedürleri
için hangi düzenlemelerin gerekli olabileceği düşünülmelidir. Örneğin:
1. Bir destekleme kurumundan veya başka bir
örgütten, herhangi bir konuyu yalın bir yazıyla veya başka bir ulaşılabilir
formatta verilmesi sağlanmalıdır.
2. Öğrenme yetersizliği olan bir çalışana,
herhangi bir değerlendirme mülakatı süresince, “doğal destek” rolünü oynayacak
destekleyici bir elemanın veya bir çalışanın eşlik etmesine izin verilmelidir.
3. Değerlendirme mülakatına daha uzun bir zaman
ayrılmalıdır. 4. İşe alma ile ilgili bölümdeki iletişim ipuçlarını
kullanmalıdır.
- Öğrenme yetersizliği olan birisinin hedeflere
veya amaçlara ulaşması için hangi düzenlemelerin gerekebileceğini dikkate
alınmalıdır.
- Öğrenme yetersizliği olan insanlar bir hata
yaptıklarında yanlışları söylenmez ise yaptıkları yanlışlıklara devam
edebilirler. Onlara hatalarından ders çıkarmaları için nasıl yardımcı
olabileceği düşünülmelidir.
İnsanlara İşlerinde Gelişmeleri İçin Yardım
Etmek
- Öğrenme yetersizliği olan bir çalışanda hırsın
olmadığı ve işinde ilerleyemeyeceği düşünülmemelidir.
- Öğrenme yetersizliği olan çalışanlar eğitime
dahil edilmelidir.
- Gerekli oldukça anlamlı düzenlemeler yapılarak
öğrenme yetersizliği olan çalışanlara diğer çalışanlarla aynı kişisel gelişim
prosedürleri uygulanmalıdır. Problemleri Çözmeye Çalışmak
- Öğrenme yetersizliği olan bireylere, bir şeyi
farklı yapmasını birkaç kez söylemek gerekebileceği bilinmelidir.
- Resmi bir prosedürü uygulamaya koymadan önce
söz konusu insanın neyi yanlış yaptığından emin olunmalıdır.
- Herhangi bir zorluk varsa bunun nedeni
bulunmaya çalışılmalıdır. Eğer biliniyor ise, ilgili kuruluşlardan yardım
alınmalıdır.
- Disiplin prosedürleri için ne tür
düzenlemelerin gerekli olabileceği düşünülmelidir. Örneğin:
1. Destekleme kurumundan veya başka bir örgütten,
herhangi bir yazılı bilgiyi yalın bir dilde veya başka bir ulaşılabilir format
haline getirmesini talep edilmelidir.
2. Öğrenme yetersizliği olan bir elemana
disiplinle ilgili bir mülakat boyunca, sendika veya iş yeri temsilcisinin yanı
sıra, bir avukat veya destekleme elemanının eşlik etmesine izin verilmelidir.
3. Disiplin mülakatı için daha fazla zaman
ayrılmalıdır.
4. Mülakatlarla ilgili 2. bölümdeki iletişim
ipuçlarını kullanılmalıdır.
- Zorbalık ve taciz konusunda net bir politika
izlenmelidir.
- Çalışanların bu politikayla ilgili bilgi sahibi
olduklarından ve zorbalık ve tacizle ilgili ne yapılması gerektiğini
bildiklerinden emin olunmalıdır.
- Zorbalığa karşı korumasız olanların, böyle bir
durum gerçekleşirse bunu söyleyebilecekleri birinin olduğunu bilmeleri
sağlanmalıdır.
TEMEL BİLGİLER
Temel Bilgi 1
Öğrenme Yetersizliği Olan İnsanları
Çalıştırmanın İşveren Açısından Faydaları
Araştırmalara göre, özürlü insanlar bir işte
özürlü olmayan çalışanlara göre daha uzun süre kalmaktalar. Bu insanlar,
çalışmaya yönelik güçlü bir taahhüdün yanı sıra, daha dakik ve daha az
kaytarmacı olurlar.
Çoğu şirket iyi bir işveren olmayı ister.
İşverenler, öğrenme yetersizliği olan insanlarla ilgili istihdam
uygulamalarının, iyi birer işveren olmaya yönelik genel amaçlarının bir parçası
olduğunu söylemektedirler. Bu kılavuzda, onların bu amaca nasıl ulaştığıyla
ilgili örnekler verilmiştir.
Temel Bilgi 2
Öğrenme Yetersizliği Nedir?
Öğrenme yetersizliği bir hastalık değildir. Bu,
entelektüel ve kavramsal gelişmeyi etkileyen ömür boyu bir durumdur.
Öğrenme yetersizliği akıl hastalığı ile aynı şey
değildir. Öğrenme yetersizliği olan insanlar bir dizi becerilere sahiptirler.
Onlar, yeni şeyleri öğrenmeyi, öğrenme yetersizliği olmayan insanların çoğuna
göre, daha zorlanmak gibi bir ortak özelliğe sahiptirler. Öğrenme yetersizler,
örneğin, okumayı veya toplu taşım araçlarını kullanmakta zorlanabilirler, veya
toplumsal durumları zor algılayabilirler. Bu, öğrenme yetersizliği olan
birisinin bir işi yapmak için ek bir desteğe veya eğitime ihtiyaç duyabileceği
anlamına gelmektedir. Fakat, böyle birisinin neyi yapıp neyi yapamayacağı
konusunda önceden bir varsayımda bulunmamak önemlidir. Hepimizin farklı
yetenekleri ve becerileri vardır ve öğrenme yetersizliği olan insanlar bundan
farklı değiller.
Temel Bilgi 3
İşverenlerin Öğrenme Yetersizliği Olan İnsanları
İstihdam Etmelerine Yardımcı Olacak Ne Tür Destekler Verilmelidir? İşverenlere
aşağıdaki hizmetler sağlanmalıdır:
-İşe hazırlama programı ile ilgili bilgi
verilebilir. Özürlü bir insana iş tecrübesi kazanma stajı yapma fırsatı vererek
onun gerçek bir iş ortamında çalışması mümkün hale getirilebilir.
-İşle Tanışma Şeması hakkında bilgi vermeli. Bu
da işverene, istihdamın getireceği haftalık faydaları veya özürlü bir insanı
çalıştırmanın ilk birkaç haftasındaki eğitim maliyetleri hakkında bilgi sağlar.
-Daha kompleks işlerde engelleri olan insanlara
engelli olmayan meslektaşlarıyla beraber etkili bir biçimde ve doğru bir
destekle çalışabilmelerine imkan veren iş-adımları hakkında bilgi verilmelidir.
-Eğer işverenin özürlü çalışanı, engelinden
dolayı işini kaybetme endişesi yaşıyorsa, onu işte tutma ile ilgili öneriler
verilmelidir.
Temel Bilgi 4
Öğrenme Yetersizliği Olan İnsanlar Bu
Kılavuzu Oluşturmaya Nasıl Katkı Sağladılar?
Diğer çalışanlar gibi, onlar da işlerinden pek
çok beceri ve fayda edinmişlerdir. Görüşmelerde özellikle:
-Bütün hayatını değiştirebilecek ücret çekinden,
para ve güçü elde etmenin,
-Diğer insanlar gibi ve toplumun bir parçası
olmanın getirdiği rahatlamanın,
-Kendi başına bir şeyler yapabilmenin verdiği
duygunun önemini vurgulamışlardır.
Herhangi bir çalışan gibi, onlar da dalgalı bir
dönem geçirdiler ve iş yerinde her şeyin kolay olacağını beklemediler. Fakat
işverenlerin ve iş arkadaşlarının saygısını kazanmak için çalışmaya daha fazla
istekli olduklarını hissettiler. Fırsat ve doğru destek verilirse, iyi bir iş
çıkarabileceklerini işverenlerinin bilmesini istediler. Konuşmalarda:
-İyi ve cana yakın bir yöneticinin,
-Damgalanmamanın, fakat ihtiyacınızı bilen bir
işverene sahip olmanın,
-Herhangi bir problemi tartışma fırsatına sahip
olmanın ve işini ilerletmenin,
-Herhangi bir başka çalışanla esasta eşit ve aynı
olarak kabul edilmenin önemini dile getirdiler.
Kaynaklar
ALTAN, Ö, Zühtü. “Sakatlar ve Türkiye’de Çalışma
Sorunları”, Eskişekir,İTİA, No.146/90. Eskişehir, 1976, ss. 228-237.
BARRETT,A,M.-THOMASAN,B. “The Placement Process
in Vocational Rehabilitation Counseling”,GTP Bulletin.No.2. Rehabilitation
Services. No.545.USA, 1964,p.51.
BİLGİN,U,Kamil. “Özürlülerin İstihdamı”Türk- İş
Yıllığı’99, 1997’den 1999’a Değişimin Dinamikleri,Türk-İş Araştırma
Merkezi,2000,ss.399-414.
ÇİVİ,Ayhan. “Özürlülerin İsthdamı, Çalışma
Koşulları ve Bunlarla İlgili Politikalar ve Öneriler”Görme Özürlüler İçin
Rehabilitasyon Deneyimleri, Yeni rehabilitasyon Politikaları ve Meslek
Tanımları, Görme Özürlüler Eğitim Konferansı, 24-25 Mart 2000,
Bildiriler,Körler Federasyonu Yayını no :4. Ankara,2001,ss.92.
EU, Communication of the commission on Equalıty
of Opportunity For People with Disabilities, A new European Comminity
Disability Strategy, 20 December
1996,(http:/europa.eu.int/comm/socprot/disable). EU,Raising Employment Levels
of People With Disabilities: The Common Challange, Commission Staff Working
Paper, SEC(1998) 1550,p.5.(http:/europa.en.int/comm/dg05/soc-prot/disable)
ÖZMEN, E,Sibel, İşverenlerin Engelli Bireylerin
İşe alınması ve Birlikte Çalışılmasına Yönelik Tutumlarının Çeşitli Değişkenler
Açısından Karşılaştırılması, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara,
1996,ss.21.
ÖZMEN,Ö,T. ve Diğer.,“Özürlü Bireylerin İstihdam
Edilmelerini Etkileyen Faktörlere İlişkin Bir Model Analizi”, 3. Verimlilik
Kongresi, 14-16 Mayıs 1997, Bildiriler, MPM,No.599, Ankara,ss.507.
ILO. Vocational Rehabilitation of the Disabled,
Full Participation and Equality, 1981,p.5.
ILO.job Creation for Disabled People a Guide For
Workers Organisations, Geneva,1992,p.21.
ILO.Vocational Rehabilitation of the Disabled
Persons, Geneva,1985,p.44
KARATAŞ, Kasım.“Özürlülerin İstihdamı ve Çalışma
Yaşamında Karşılaşılan Sorunlar” Görme Özürlüler İçin Rehabilitasyon
Deneyimleri, Yeni Rehabilitasyon Politikaları ve Meslek Tanımları”, Görme
Özürlüler Eğitim Konferansı, 24-25 Mart 2000,Bildiriler,Körler Federasyonu
Yayını No:4. Ankara, 2001,ss.147.
KESKİN, Doğan.“Özürlülerin İsthdamında İstihdam
Koşullarının Ve Biçiminin Önemi” Görme Özürlüler İçin Rehabilitasyon
Deneyimleri, Yeni Rehabilitasyon Politikaları ve Meslek Tanımları” Görme
Özürlüler Eğitim Konferansı, 24-25 Mart 2000, Bildiriler, Körler Federasyonu
Yayını No :4.2001,ss.95,97.
KUZGUN,K,İnci.Türkiye’de Özürlülerin İşgücüne
Katılımında Model Oluşturulması Görme Özürlüler İçin Rehabilitasyon
Deneyimleri, Yeni rehabilitasyon Politikaları ve Meslek Tanımları” Görme
Özürlüler Eğitim Konferansı,24-25 Mart 2000,Bildiriler,Körler Federasyonu
Yayını no :4,2001,ss.101.
SARPYENER,M,A.”Sakatların Çalışamaması Bir
Memeleketin Suçudur”Sakatlar Dünyası, S.1.İst.71. ss.3.
STONE, D,L.- COLELLA, A. “A Model of Factors
Affecting The Treatment Of Disabled Individuals in Organizations”Academy of
Management Review. V.21. No.2.1996, p.16
Başadön